Zirvede Bir Gün

Doğa sporları, insanın temiz havada ve tabiatın yeşilinde yapabileceği en güzel spor faaliyetleri olarak nitelendirilebilir. Özellikle doğa yürüyüşleri, fazla beceri ve birikim gerektirmeyen, herkesin kolaylıkla yapabileceği bir spor olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunun bir üst aşaması ise dağ yürüyüşleridir. Bu spor, biraz daha zor olmakla beraber tecrübe gerektirir. Dağcılık alanına girer, yani belli bir birikim, beceri, eğitim, koordinasyon, yön bulma ve ilk yardım bilgisi gerektirir.

Bursamızda da birçok yürüyüş ve tırmanış rotaları bulunmaktadır. Tutkum, bu rotaları dağcı arkadaşlarımla keşfetmek ve yeni rotalar bulmak olmuştur. En sevdiğim rotalardan biri olan Uludağ Küçük ve Büyük Zirve tırmanışıdır. 30 Ağustos 2019 Zafer Bayramı’nda 18.tırmanışımı yapmış olduğum bu rotada dikkat etmeniz gerekenleri, yanınızda olmazsa olmaz dediğimiz eşyaları ve tırmanış püf noktalarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

Doğa yürüyüşleri dahil her spor dikkat gerektirir ve hafife alınmaması gereken bir spordur. Ufacık bir kaza sizi çaresiz bırakabilir. Yürüyüş ve tırmanışlara bu yüzden tek başınıza gitmemeli, en az üç kişi ile yola çıkmalısınız.

Zirve tırmanışlarında son dakikaya kadar hava durumuna bakmalısınız. Çünkü yolunuz uzun ve çıkılan rakım fazla ani sis ve yağmur sizi zor duruma sokabilir. Zirve için mevsim çok önemlidir. Çünkü kış tırmanışları için ihtiyaçlar tamamen değişmektedir. Dağcı her zaman hazırlıklı olmalıdır.

Bu rotada sizlere Ağustos ayı için sırt çantanızda olması gerekenleri sıralayalım;

1) Rüzgarlık, Yağmurluk, İnce Polar

2) Düdük

3) 2 adet Baton, Eldiven

4) Ayak bileğini saran su geçirmeyen ayakkabı

5) Sıcak havalarda terletmeyecek serin havalarda da üşütmeyecek en az iki kıyafet

6) Küçük ilk Yardım seti (Yara bandı, Ağrı Kesici, Güneş Kremi vb.)

7) Katılımcı sayısına göre lider ve artçı iletişimi için telsiz

8) Şapka Bandana veya Balaklava

9) Sıcak Su Termosu ve 1 Litreden az olmayacak içme suyu

10) Taşınması kolay yüksek enerji içeren besleyici yiyecekler

Seçilen rota özelinde tek sıra halinde yürüyüş yapılır. Yürüyüş sırasında en önde lider olur, grubun acemisi onun arkasında yürür, sona da bir diğer tecrübeli isim geçer. Sıralamaya uymak önemlidir. Böylece temponun bozulmasına ve geride kalmaların önüne geçilir.

Yürüyüşün ilk molasını birinci saat dolduğunda verebilirsiniz. Çok uzun oturmadan beden fazla soğumadan yola devam edin. Bedeniniz fazla soğursa tekrar ısıtmak için vücudunuz daha çok enerji harcamak zorunda kalır.

Yürüyüş de yokuş tırmanırken burun saplama, inişlerde topuk saplama diye bilinen teknikler kullanılır. Dizler bükülür, öne eğilerek ve batonla denge sağlanarak yürüyüş yapılmalıdır.

Beslenmeye çok dikkat etmelisiniz. Kısa molalarda enerji veren yiyeceklerden atıştırın. (Muz, Kuru incir, Fındık vb.) Yemek sonrası tempoyu biraz düşük tutun, dik eğim tırmanmamaya bakın. En iyisi siz yemeği rotaya göre yiyin!

Yürüyüş sırasında vücudunuz harcadığınız eforla paralel olarak su kaybeder. Trekking yolculuğunuza başladıktan sonra belli aralıklarla su tüketin. Kendinizi yorgun hissettiğiniz takdirde de; kısa bir mola verin ve su için. Kat edeceğiniz mesafe çok kısa değilse yanınızda 1-2 litre arasında su bulundurduğunuzdan emin olun. Ayrıca su içmek için susamayı beklemeyin çünkü susamak su içme konusunda geciktiğinizi gösterir.

Tırmanış Uludağ Oteller Bölgesi’nden başlar. Uludağ her zaman tırmanışa açıktır. Fakat yine de tırmanışa başlamadan önce oteller bölgesinde bulunan Jandarma Arama-Kurtarma Birimine haber vermekte fayda var. Dağcılık lisansınızın yanınızda olması gerekir. Özellikle kışın izinsiz tırmanış yapılırsa hakkınızda yasal işlem yapılabilir.

Tırmanış oteller bölgesinden başlar ve tempolu bir yürüyüş ile 2,5-3 saatte Uludağ zirveye ulaşılabilir. Oteller bölgesi 1.950 m yüksekliktedir. Zirve 2.543 m. Bu durumda 593 m. yükselmek gerekiyor. Günün sonunda toplamda 24 km civarında bir yol kat etmiş oluyorsunuz. Otellerin arkasından başlayan patika takip edilerek Keşiş Tepe eteğinden kapı dediğimiz yerden çıkılarak, yalancı (küçük) zirve önlerine gelinir. İlk molayı vermek için müsait bir yerdir. Daha sonra buradan sağ tarafa doğru yükselen yaz aylarında tırmanması oldukça kolay ve keyifli bir duvar bulunmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken tırmanış esnasında kopabilecek kaya parçalarının arkanızdan sizi takip eden partnerinizi yaralayabileceğidir. Şu da unutulmamalıdır ki yaptığınız işi ve doğa koşullarını hiçbir zaman küçümsemeyin. Uludağ tırmanması en zevkli yer olmakla birlikte Türkiye'de dağ kazalarının en çok yaşandığı zirvedir.

Yalancı zirvenin eteklerinden yükseldikten sonra sola doğru babalar (yol üzerinde kaya yığınları vardır bunlara baba denir. Özellikle karlı ve sisli havalarda rotaya doğru bir şekilde ulaşmak için işaret amaçlı kullanılırlar.) takip edilir. Bu tırmanışta sıcaklık durumu oldukça hızlı değişimler gösterir. Ciddi bir ısı düşüşünü hissedersiniz. Yaz aylarında da olsanız çantanızda mutlaka bir polar olsun. Sis durumunu da göz önünde bulundurun. Bir metre görüş ile ilerlemek zorunda kalabileceğiniz bir durumla karşılaşabilirsiniz. Babalar takip edilerek ilerlediğinizde yolun ikiye ayrıldığı bir noktaya geleceksiniz. Gerçek zirve daha iç bölgelerde büyülü bir duruşa sahiptir. Siz sağ tarafa doğru ilerleyin. Babaları takip ederken sağ tarafınızda az da olsa Ketenli yaylası ve Aras şelalesini, sol tarafınızda ise aşağıya baktığınızda harika manzarasıyla Kilimli Göl, Aynalı Göl ve Kara Gölü göreceksiniz. Bu yol ayrımından sola doğru devam ederseniz de göllerin olduğu alana ulaşırsınız. Uludağ'ın bize sunduğu bu güzelliği asla kaçırmayın.

Ve işte mutlu son Uludağ’ın zirvesinde 2.543m yükseklikteyiz. Buradaki zirve taşının üzerinde şanlı Türk bayrağımız ne güzel de dalgalanıyor. Zirve taşının hemen yanında bir de zirve defteri bulunuyor, bu defterde zirveye çıkan herkes ismini yazarak güzel günü ölümsüzleştiriyor.

Zirvede tüm gezgin arkadaşlarımla görüşmek ümidiyle.

 

Serkan KARA

Cansan Alüminyum

Mali İşler Müdürü

Tüm Geziler Geri

Paylaş