Kişisel Temizliğimize Dikkat Ediyoruz Peki Ya Yediklerimize?

Dünyayı etkisi altına alan korona virüs salgını yaşam tarzlarımızda değişikliğe yol açtı. Artık birçok kişi hijyen kurallarına daha fazla dikkat ediyor, uyguluyor ve zorunlu olmadıkça dışarı çıkmıyor. Biz kendimizi bu denli korumaya çalışırken günlük hayatımızda gerçekleştirdiğimiz işler için acaba ne kadar tedbirliyiz, ne kadar dikkat ediyoruz? Bu süreçte basit ama hayat kurtarıcı önlemleri sizler için derledik.

  • Market alışverişlerimizi öncelikle internet üzerinden gerçekleştirmeli, eğer mümkün değilse maske takarak diğer müşteriler ve çalışanlar ile mesafemizi korumalıyız.
  • Alışverişimizi yaptıktan sonra marketten gelen ürünleri 3 saat açık havada tutmalıyız. Plastik, cam, metal ambalajlı ürünleri açık havada bekletmek yerine ambalajlarını 5 litre suya yarım çay bardağı çamaşır suyu ekleyerek hazırladığımız karışım ile silmeliyiz.
  • Meyvelerde yer alan böcek ilacını yok etmek için bir tatlı kaşığı karbonatı, bir litre suya katıp, meyveleri içinde 15-20 dakika bekletmek mükemmel bir temizlik sağlayacaktır. Karbonat ve sirkeyi ve sirkeyi yalnızca yiyeceklerin arınmasında değil ev temizliğinde de kullanabiliriz.
  • Herhangi bir ürünün ambalajı üzerinde korona virüs varsa, virüs elimize bulaşsa bile elimizden ağzımızın, burnumuzun ya da gözümüzün içindeki yumuşak dokuya ulaşamadığı sürece vücudumuza yayılamaz.
  • Korona virüsün yiyecekler yoluyla bulaştığına dair henüz hiçbir kanıt yoktur. Ancak yine de bugünlerde soğuk, çiğ yiyecekler yerine sıcak, taze pişmiş ürünlerin sipariş etmeliyiz.
  • Bildiğiniz restoranlardan hazır yemek siparişleri hastalık açısından ek bir risk oluşturmaz. Ancak eve siparişimizi getiren kişi ile mesafemizi koruyarak ödeme işlemleri sonrasında ellerimizi en az 20 sn. kuralına uyarak yıkamalıyız.
  • Paket serviste ambalaj kaynaklı bulaşma riskini en aza indirmek için paket içeriklerini temiz tabak ya da kaplara boşaltmalıyız. Restorandan gelen kaplar ve poşetleri hemen çöpe atmalı, sonrasında ellerimizi doğru şekilde yıkamalıyız.
  • Asansör düğmeleri, tırabzan, kapı kolu, bankamatik tuşları gibi birçok kişinin dokunduğu yerlere temastan mümkün olduğunca kaçınmalıyız. Marketlerdeki alışveriş arabaları, pos makinesi gibi cihazlar üzerinde mikrop olacağı için bunları mutlaka kolonyalı mendil veya dezenfektanla temizlemeli eğer mümkün değilse temas ettikten sonra ellerimizi kurallara göre dezenfekte etmeliyiz.
  • Evimizin, apartmanımızın bahçesinde, insan sirkülasyonunun az olduğu ya da hiç olmadığı saatte geçireceğimiz 1 saatlik vakit hem ailemize hem de bize iyi gelecektir. Eğer dışarı çıkmamız mümkün değil ise, kafamızı camdan çıkarıp uzun uzun derin nefes almamız ve evimizi günlük havalandırmamız gerçekten çok önemli. Bu hem sağlığımızı hem de psikolojimizi rahatlatacaktır.

Paylaş