Bisiklet Tutkusu

Çocukluğum Uludağ eteklerinde bir köyde geçti. Bisiklet hikayem de burada başladı. Arkadaşlarımla çoğunlukla yokuş olan köy yollarında bisiklete biner, hep daha uzağa gitme, daha dik yokuşlara çıkma üzerine birbirimizle yarışırdık. Bisikletlerimiz bozulunca da kendimiz tamir etmeye çalışırdık.

Ortaokul ve lise dönemlerinde fırsat buldukça bisiklete binmeye devam ettim. Askere gitmeden önceki dönemde çalıştığım iş yerinde servis imkanı yoktu ve iki vesait ile gitmek zorundaydık. Bir sabah tıklım tıklım dolu, yarı uykulu, mutsuz insanlarla dolu belediye otobüsünde yeni bir bisiklet alıp işe bisikletle gitme düşüncesi kararına vardım ve iki yıl boyunca her gün işe bisikletle gittim.

Canel Otomotiv’de çalışmaya başladığım zaman, eskiyen bisikletimi firmamızın imkanlarını kullanarak özgün bir hale getirmek istedim. Birçok parçasını boyahanemizde boyattım, para biriktirdikçe yurt dışından kaliteli parçalar aldım ve montajını yaptım. Sonraki dönemlerde bisiklet hobim sayesinde birçok saygılı, medeni, çevresine duyarlı insanlarla tanışma imkanını yakaladım. Hiç gitmediğim birçok yere gittim. Şirketimizin kurmuş olduğu Yeşilova Bisiklet Kulübü’ne üye oldum ve bunun haricinde de bazı toplu bisiklet etkinliklerine katıldım.

Yoğun bir şekilde bisiklete binen biri olarak ufak tefek kazalar ve düşmeler de yaşadım tabi. Böylelikle bisiklet kullanırken güvenliğin ne kadar önemli olduğunu yaşayarak öğrenmiş oldum. Bunun dışında çoluk çocuğa karışmış bir bisiklet kullanıcısı olarak eleştirildim, dalga geçildim. Ancak bunlar yapmaktan mutlu olduğum şeyden vazgeçmeme sebep olmadı. Hem bu hobim bana ve çevreme birçok katkı sağladı.

Uzun bir süredir gerekmedikçe araç kullanmıyorum, organize olmadan istediğim zaman bireysel sporumu yapabiliyorum, çabucak kilo verebiliyorum, kısa mesafelerde yol ve otopark ücretine gerek yok, iple çektiğimiz hafta sonlarını alışveriş merkezinde geçirmek yerine doğada geçiriyoruz, çocuklarım dokunmatik ekran bağımlısı değil. Uyku ve beslenme düzeni sayesinde çalışmak da erken kalkmak da zor gelmiyor. Ve karbon ayak izim genele oranla küçük.

Bu yazıyı okuyanlara naçizane tavsiyem; siz de bisiklete karşı ön yargılarını yıkıp boş vakitlerinizi bisiklete ayırın, bu bisiklet “hastalığı”nı siz de çevrenize bulaştırın…

 

Kamil ASLAN

Canel Otomotiv

Üretim Kontrol Sorumlusu

Paylaş